İlk Gün: Konferansın çarpıcı açılış töreni tarihi ve başarıları kutluyor - 14 Ekim 2016

SANTİAGO, ŞİLİ - Güney Amerika’nın çeşitli halklarının kültüründeki canlı renkler, müzik ve ihtişam orada gerçekleşen tarihi konferansın açılışında gözler önüne serildi. Sayısı beş bine yakın olan seyirciler, Güney Amerika Bahai Mabedi’nin açılışını kutlarken son derece etkilenmişti.

Santiago’nun Movistar sahnesi, ilk oturumun gerçekleştiği alandı. Dualar, konuşmalar, müzik gösterileri, danslar ve– herkesi dâhil eden– drama sunumları Güney Amerika’nın zengin kültürel mirasına bir anlık bakma fırsatını sundu ve Güney Amerika Kıtası ile Bahai İnancı arasındaki ilişkiyi ele aldı.

Yüce Adalet Evi’ni temsil eden Bayan Antonella Demonte, “çok içten çabalardan sonra Bahai dünyası için yüksek bir başarı anı” olan toplantıya hitap eden özel bir mesaj okudu.

Mesaj şu şekildeydi: “Başlangıcı Cemal-i Mübarek’in Bizzat Kendi zamanına dayanan bir çaba olan Bahai Mabetlerinin inşa edilmesi süreci, bugün her kıtanın toprağında bir Ana Mabedin bulunduğu bir noktaya ulaşmıştır.”
Mabedi, “Bahai hayatının iki temel ve birbirinden ayrılamaz yönü…: ibadet ve hizmet”i cisimleştiren hayati bir kurum olarak tarif eden mesaj şu şekilde devam ediyordu: “Güçlü ve ruhani bir yol gösterici ışık And Dağları’nın eteklerinde şimdi tüm ateşiyle yanıyor.”

Programın ilerleyen bölümleri, Güney Amerika’da Bahai İnancı’nın tarihini ve ortaya çıkışını gözler önüne serdi.

İnançlarını paylaşmak üzere kıtaya ayak basan ilk Bahailer arasında üç cesur Kuzey Amerikalı kadın vardı: Martha Root, Leonora Armstrong ve May Maxwell. 20. yüzyılın ilk on yıllarındaki kahramanca çabaları, Las Rosas Blancas de America adlı drama sunumunda üç aktör tarafından etkili bir şekilde canlandırıldı.

Konferans aynı zamanda kıtaya yayılmış dinamik Bahai toplumlarının daha sonraki başarılarını ve Hz. Bahaullah’ın çağrısına cevap veren tüm geçmişlerden gelen bölgenin temiz kalpli insanlarının alıcılığını ele aldı.
Günün özellikle etkileyici konularından biri, “Hz. Bahaullah’ın Sözü’nün ruhu özgür kılma ve geniş toplumu dönüşüme uğratma gücünün farkına varıp O’nun vizyonunu ve Emrini kucaklayan” yerli insanların tarihi yanıtlarıydı.
Yerli insanların temsilcileri arasından olan konuşmacılar, söyledikleriyle dinleyicileri büyülediler.

Müzik ve sanatsal sunular, konferans alanını bu özel olayın neşeli ruhu ile doldurdu.
Konferans, Emrin gelişiminin daha başka yönlerinin ele alınacağı iki gün daha sürecek.