ABU DABİ, Birleşik Arap Emirlikleri — Maryland Üniversitesinde yer alan Dünya Barışı için Bahai Kürsüsü Başkanı Hoda Mahmoudi, sosyal ve dini açıdan çeşitlilik gösteren toplumlarda “hoşgörü” kavramının araştırması için geçtiğimiz günlerde beş uluslararası âlim ve birtakım din temsilcileriyle bir araya geldi. Buluşma yeri Birleşik Arap Emirliklerindeki (BAE) New York Üniversitesi Abu Dabi Enstitüsü idi.

“BAE’nde Hoşgörü: Dini Hoşgörü Üzerine Tarihçeler ve Yansımalar ve Modern Ulus-Devlet” başlıklı çalıştay, modern devletlerde hoşgörünün nasıl uygulanıp şekillendiğini ve bunun dini azınlıklarının canlı örnekleriyle mukayesesini araştırdı.

Prof. Mahmoudi bu etkinlik sırasında yaptığı konuşmada, geleneksel hoşgörü anlayışının zamanımızın gittikçe karmaşık hale gelen meselelerine bir çözüm sunmadığını dile getirdi ve barış için daha derin ve daha sağlam temeller atmak için geniş toplumun nasıl düzenlenmesi gerektiği ve insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl idrak edilmesi gerektiği konularında yeni teorilerin ve kavramların gerekliliğine vurgu yaptı.

Prof. Mahmoudi sözlerine şu şekilde devam etti: “Küreselleşme, hızla değişen bir dünyaya yanıt veremeyen eski kurumları saf dışı bırakıyor görünmektedir. Bölen eksenleri araştırmak ve birleştiren ortak anlayış alanları bulmak için yeni bir formüle ihtiyaç vardır. Bu yaklaşım, toplumlar arasında ortak özelliklerin paylaşımına izin verirken aynı zamanda modernliğin, kurumsallaşmanın çok sayıda şekil ve örneğinin olabileceğini de kabul etmektedir.”

Prof. Mahmoudi ayrıca yaşanmakta olan küresel dönüşümlerde dinin yeri hakkında konuştu. Şu paylaşımlarda bulundu: “1960 ve 1970’li yıllarda Batılı akademik diskurlarda popüler olan laikleşme teorisi – yani toplumlar modernleştikçe, din ortadan kalkar düşüncesi – reddedilmiştir. Dinin, modern toplumlardaki çok sayıda insanın yaşamının merkezî bir unsuru olmaya devam ettiği ve dini çeşitliliğin artmakta olduğu açıktır.”
Prof. Mahmoudi, “Mesele artık basitçe ülkelerin ve milli kültürlerin giderek çatışan ve değişen kurumsal biçimlerinde dinin yeri değil, fakat birbiriyle bağlantılı küresel bir toplumun inşası ve entegrasyonunda dinin katkılarıdır,” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

Etkinliğin organizasyonunda yer alan New York Üniversitesi Abu Dabi Profesörü Justin Stearns etkinlik hakkında şöyle yazdı: “Çalıştay, BAE’ndeki farklı dini toplumların temsilcilerini, dinin ve dini hoşgörünün modern devlette oynadığı roller üzerinde çalışan akademisyenleri bir araya getirmiştir.”

“Çalıştay, bu iki farklı toplum için yoğun konuşma ortamı hazırlamada ve BAE’ndeki dini toplumların çeşitli tarihi yörüngelerine ışık tutmada başarılı oldu. Buna ek olarak, tartışılan karşılaştırmalı örnekler, hoşgörü kavramının kendisinin vaat ve sınırlamalarının kavramsallaştırılmasına yardımcı olmuştur.” BAE’ndeki Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Bahai, Sih ve Hindu toplumlarından dini temsilciler 13-14 Kasım 2017 tarihinde çalıştaya katılmışlardır. Bu, hafta içinde Bahai Kürsüsünü dâhil eden iki etkinlikten birisiydi. İkincisi, 18 Kasım tarihinde Dubai Uluslararası Finans Merkezinde düzenlenen kapsayıcı toplumlar yaratmada kadınların rolü konulu bir paneldi.

Dünya Barışı için Bahai Kürsüsü konulu bir video şu linkten izlenebilir:
https://www.youtube.com/watch?v=hX3Jaxl2SfM&feature=youtu.be