Mabetler

2016’da son kıtasal Mabedin açılışından bir yıldan az bir süre sonra, ilk yerel Bahai Mabedi Eylül ayında Kamboçya Battambang’da açıldı.

Yüce Adalet Evi bu vesileyle şöyle yazmıştı: “Yeni bir şafak sökmektedir.”

Norte del Cauca, Kolombiya’da ise bir toplum kendi yerel Mabedi için hazırlanmaktadır. İnşaat Ocak ayında başladı ve ondan sonraki aylarda önemli oranda gelişme kaydetti. Mabedin çeşitli yapım aşamalarını gösteren video çekimleri mevcuttur. (http://news.bahai.org/story/1222/)

Vanuatu’da olağanüstü bir etkinlikle Tanna adasının yerel Mabedinin tasarımı Haziran’da gözler önüne serildi. Binden fazla insan tasarımın gösterilmesini kutlamak için adada bir araya geldi.

Sadece bir yılı biraz aşkın bir süre önce Güney Amerika’da halka açılmış olan kıtasal Mabet 500.000 gibi şaşırtıcı sayıda ziyaretçi kabul etmiştir. İkiyüzüncü yıldönümü kutlamalarının düzenlendiği sadece Ekim ayında ziyaretçi sayısı 75.000’i aşmıştır. Ayrıca Mabet çok sayıda prestijli mimari ödül de almıştır. Ancak bu kabul görmelerden ve yüz binlerce ziyaretçiden daha da çarpıcı olan şey, birlik ve beraberlik kavramlarını temsil eden bir yapının tam zamanında yapılmış olmasıdır.

İkiyüzüncü Yıldönümü

Hz. Bahaullah’ın doğumunun 200. yıldönümü özel bir an yaratmıştır. Bu olay sadece O’nun yaşamını kutlama imkânı sunmakla kalmamış aynı zamanda da O’nun öğretilerinin insanlığın yaşamındaki imaları üzerinde düşünme ve 19. yüzyıl İran’ındaki çalkantılı başlangıcından, inanılmaz çeşitlilikte toplumlar dizisini tek bir ortak girişimde birleştiren küresel bir inanca yükselişinin izini sürerek, O’nun kurmuş olduğu dünya dininin ortaya çıkışına geri dönüp bakma fırsatı yaratmıştır.

Hz. Bahaullah’ın öğretilerinin amacı esas olarak, insanlığın birliğinin tanınması üzerine inşa edilmiş bir dünya medeniyetinin ortaya çıkmasına katkıda bulunmak için insanlığı işte tam da bu şekilde bir araya getirmektir.

Birleşmiş Milletler Panama Daimi Temsilcisi Laura Elena Flores Herrera, Bahai Uluslararası Toplumu’nun New York’taki ofisinde düzenlenen ikiyüzüncü yıldönümü kutlama toplantısında şunları söylemiştir: “Hz. Bahaullah, her birimizin bir dünya vatandaşlığı ve dünyanın geliştirilmesine yönelik bir bağlılık duygusu geliştirmesini istemektedir. Bahailer olarak sizler, gelecek nesiller için daha parlak bir geleceğe yolu açacak bilgiye sahipsiniz ve şimdi, Hz. Bahaullah’ın takipçilerinin sesleri her zamankinden daha çok duyulmalıdır.”

Kutsal yıldönümü münasebetiyle hazırlanan “Dünyaya Işık” filmi, evlerden tiyatro salonlarına ve stadyumlara uzanan çeşitli ortamlarda dünyanın her köşesinde ekranlarda gösterilmiştir. Japonya’da bir genç filmi izledikten sonra şunları söylemiştir: “Filmi izledikten sonra, insanların bu aktiviteleri dünyanın her tarafında yaptıklarını gördüm ve Hz. Bahaullah’ın sözleriyle karşılaşıp onları çalışanlar arasında olduğum için ne kadar kutsanmış olduğumu anladım.”

Dünya genelinden kutlamaların harikulade görüntülerinin yanı sıra Yüce Adalet Evi’nin bu özel dönem için yazmış olduğu bir mektup “bicentenary.bahai.org” adresinde yer almaktadır.
Toplumla bir bütün olmak

İkiyüzüncü yıldönümü vesilesiyle 200 kadar devlet görevlisinin mesajları dünya genelindeki Bahai toplumları tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu takdir ve destek mektuplarının 30 tanesinden fazlası devlet ve hükümet başkanlarından gelmiştir ve pek çoğu Bahailerin barışın, sosyal uyumun, eşitliğin ve eğitimin yaygınlaştırılmasına verdikleri katkılara değinmiştir.

Devlet liderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve inanç gruplarının katıldığı çeşitli toplantılarda Bahai toplumu, geniş toplumda dinin rolü, göç, barış, çevre, eğitim ve kadın erkek eşitliği gibi önem arz eden konulardaki katkısını sunmuştur.

Sanat, kültür ve yayınlar

Tanınmış müzelerdeki sergiler ve sanatçıların kutlamalardaki katkılarıyla 2017 yılı, ruhaniyetin sanatı etkileme gücüne dair kısa bir bakış sağladı. Hz. Bahaullah’ın doğumunun ikiyüzüncü yıldönümü kutlamalarında sayısız yaratıcı ifade toplumun en alt kesiminden bol miktarda ortaya çıktı.

Bahai ressam Mark Tobey’in çalışmalarının sergisi Mayıs’tan Eylül’e kadar Venedik Guggenheim Müzesinde gösterimdeydi. Ayrıca Hz. Bahaullah’ın yazılarını içeren bir sergi Londra’da British Museum’da (İngiliz Müzesi) açıldı. İtalya’da Margraf şirketi, Bahai Dini’nin İtalyan mermerinden inşa edilmiş olan en simgesel binalarından birkaçının Palladio Müzesindeki sergisine ev sahipliği yaptı.

Vefat etmeseydi bu yıl 100 yaşına girecek olan ünlü Bahai müzisyen Dizzy Gillespie dünya genelinde çok sayıda konserde saygıyla anıldı. Gillespie ile uzun yıllar arkadaş olan bir meslektaşıyla yapılan bir röportaj, ruhaniyetin onun müziğini nasıl etkilediğine dair bir bakış sundu.

Bu yıl Bahai toplumunda birçok eser yayınlandı. Ocak ayında, ikiyüzüncü yıldönümlerine hazırlık olarak Hz. Bahaullah’ın kutsal günler için nazil olan yazılarından derlenen “Days of Remembrance” (Anma Günleri) başlıklı eser ilk kez yayınlandı. “The Bahá’ís” (Bahailer) dergisinin yeni bir baskısı Eylül’de yayınlandı ve İran Bahai toplumu için resmi bir web sitesi Şubat’ta erişime açıldı. Ayrıca internet ortamındaki Bahá’í World News Service (Bahai Dünya Haberleri Servisi) web sitesi Mart’ta yeni tasarımıyla yayına açıldı ve arkasından mobil uygulaması ve podcast kullanıma girdi; Bahá’í Media Bank (Bahai Medya Bankası) Eylül ayında yeni resim koleksiyonuyla zenginleşti ve tarihi bir kayıt olarak erişimde kalmaya devam eden ikiyüzüncü yıldönümü web sitesi dünyadaki kutlamalara dair görüntüler yayınladı.

Bahai toplumuna zulüm

Kutlamalarla pek çok olaya sahne olan bu yıl boyunca İran ve Yemen’deki Bahai toplumları zulümlere maruz kalmaya devam etti.

Nisan ayında San’a (Yemen) şehrindeki yetkililer, aralarında halen nerede olduğu bilinmeyen, seçkin kabile lideri Walid Ayyash’ın da bulunduğu 25’in üzerinde Bahai’nin tutuklanması emrini verdiler.

Bahai Uluslararası Toplumu Birleşmiş Milletler New York Ofisi Temsilcisi Bani Dugal konuyla ilgili şu açıklamada bulunmuştur: “Bu eylemlerle, Bahai toplumunun dünya çapındaki neşeli ve yürekleri yüceltici sayısız kutlama örnekleri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan manzara bundan daha çarpıcı olamazdı.”

İran’da Bahai gençlerinin üniversite eğitimine sistematik olarak kabul edilmemesi, Bahai toplumuna yönelik ekonomik baskı ve diğer insan hakları ihlallerini de içeren zulümler yıl boyunca şiddeti azalmadan devam etti.
On yıllık haksız mahkûmiyetleri sona erdiği için yetkililer, Yaren’in üyelerini serbest bırakmaya başladılar. Üyeler 2008 yılında tutuklanmışlardı. Resmi Bahai kurumları 1980’li yıllarda yasa dışı ilan edildikten sonra Yaren, yetkililerin tam bilgisi ve onayıyla kurulmuştu. 64 yaşındaki Mahvash Sabet, 55 yaşındaki Fariba Kamalabadi ve 65 yaşındaki Behrooz Tavakkoli cezalarını tamamlayarak hapishaneden çıktılar; ancak dört üye halen hapiste bulunmaktadır.