Trajedinin ardından Yeni Zelanda Bahaileri birlik ve iyileşme için çalışıyor.

Trajedinin ardından Yeni Zelanda Bahaileri birlik ve iyileşme için çalışıyor.

4 Nisan 2019

Christchurch - Yeni Zelanda

Birçok kişinin ölümüne neden olan bir terör saldırısından sonraki birkaç hafta boyunca Yeni Zelanda halkı, hâlâ yasta ve şokta olmasına rağmen toplumlarından önyargı ve nefreti silip yok etmek amacıyla yepyeni bir kararlılık ve adanmışlıkla yaşanan olaya karşılık vermektedir.

Cuma günü öğleden sonra Christchurch’teki Hagley Parkında gerçekleşen ve ulusal televizyonlarda yayınlanan anma töreninin yanı sıra halk tarafından sergilenen dayanışmanın ifadeleri, tüm insanlarda bulunan birlik, hoşgörü ve nezaket gibi ruhani niteliklere vurgu yaptı. 

Saldırıda yaşamlarını yitiren 50 kişi ve yaralanan 50 kişi için ülkede hem keder hem de destek var olmayı sürdürürken Bahai toplumu karşılıklı saygı ve toplumsal uyumu teşvik edip yaygınlaştırma çabalarında yurttaşlarına ortak olmuştur. Trajedinin hemen ardından Yeni Zelanda Bahaileri Milli Ruhani Mahfili halka açık bir bildiri yayınlayarak derin üzüntüsünü ifade edip saldırıları kınadı ve bu trajedinin barış, birlik ve toplumsal kapsayıcılık çalışmalarına hız kazandırma umudunu dile getirdi. Milli Mahfil 16 Mart tarihli bir yazısında ayrıca Bahaileri umutsuzluğa kapılmamaları fakat durmadan çalışmaları ve herkese karşı sevgi göstermeleri konusunda teşvik etti. 

Milli Mahfilin Sekreteri Suzanne Mahon konuyla ilgili şu paylaşımlarda bulundu: “Bahai toplumunu ve esasında Aotearoa New Zelanda’nın tüm insanlarını, derin şoklarının ötesine bakıp umut parıltılarını görmeleri ve böylesi korkunç bir hareketin asla gerçekleşemeyeceği daha birleşmiş bir ülkenin oluşumu için çalışırken ruhani güce sahip kaynaklardan istifade edecek şekilde enerjilerini birleştirip artırmaları konusunda teşvik etmek istedik.”

Christchurch’te, hayatlarını kaybedenlerden bazılarının yaşadığı bir mahallede Bahai toplum kurma aktiviteleriyle meşgul olan yaklaşık 20 kişi, saldırının hemen ertesi günü bir araya gelip nasıl anlamlı destek sunabileceklerini meşveret ettiler. Öncelikle saldırıdan etkilenen komşu ailelerine taziyelerini ve desteklerini sunmak üzere ziyaretlerde bulunmaya karar verdiler.

Aynı zamanda mahalledeki yetişkinler, gençler ve çocuklar birlikte bir sokak sanatı projesi başlatıp tebeşirle kaldırımlara umut ve sevgi dolu mesajlar yazmaya başladılar. Bu yaratıcı sanatsal ifadeleri hemen dikkat çekti ve şehir boyunca birçok kişinin kaldırım sanatına katkı sunmasına ilham verdi. Mesajların arasında, “Tek bir bahçenin çiçekleriyiz” gibi alıntılar yer alıyordu.

Mahalle aktivitelerine destek veren ve Milli Mahfilin bir üyesi olan Vahid Qualls şu eklemelerde bulundu: “Çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin dâhil olabildiği bu basit hareket, sevgi ve dayanışmanın bir ifadesiydi ve çok çeşitli insana kendilerini anlamlı bir şekilde ifade etmeleri için çıkış yolu sundu.” 

Saldırıdan iki gün sonra Christchurch yerel Bahai toplumu Pazar sabahları düzenlenen dua toplantısını saldırıda yaşamlarını kaybedenlere, ailelerine ve toplumlarına atfetti. 

Bahai toplumunun milli emniyet teşkilatı ve başka ortaklarla birlikte 2001’den beri organize ettiği yıllık Irk Birliği Konuşma Ödülleri bu sene çok önemli bir tarihe denk gelecektir. Etkinliğin organizatörlerinden olan Aidan MacLeod konuyla ilgili şunları dile getirdi: “Irksal ve dinî önyargının nefrete ve trajik şiddete yol açabileceğinin ve birliği teşvik edip yaygınlaştırma işinin çok ciddi ve hayati olduğunun farkındaydık. Ama durum bugüne kadar hiç bu kadar acil görünmemişti. Yeni Zelanda halkı bugün artık samimi bir şekilde ırksal önyargı ve birliğe olan ihtiyaç hakkında konuşuyor. İnsanlar bugüne kadar çok fazla rahat ve halimizden memnun olduğumuzu söylüyor. Hem konunun üzerinde derin düşünmeye hem de kararlı bir şekilde aksiyon almaya yönelik bir arzu oluştu.”

Her sene gerçekleşen söz konusu etkinlikte, lise öğrencilerinin ırk birliği hakkında konuşma yaptıkları özel bir bölüm bulunmaktadır. Bu yıl ayrıca tüm ülkeden gençlerin katılacağı, daha adil ve huzurlu toplumlar oluşturmaya yönelik çabalarını tartışacakları iki konferans gerçekleştirilecektir. 

Bütün bu gelişmelerin yanı sıra, bir Bahai temsilcinin de yer aldığı Yeni Zelanda’daki 16 dinî lider Cuma günü Müslüman toplumuna bir sevgi ve destek mesajı gönderdi. Dinî liderler mesajda şöyle yazdılar: “Böylesi şiddetli bir saldırının karşısında biz dinî liderler, çeşitli ruhaniyetlerimizin ve geleneklerimizin en derinlerdeki kaynaklara yönelip onlardan istifa etme gerekliliğinin kesinlikle farkındayız. Hedef alınan Müslüman kişilerin bizzat kendileri, bu konuda çok asil ve cömert bir şekilde örnek olmuşlardır.” 

Yeni Zelanda Bahaileri böylesi bir zamanda dua toplantılarının gücüne tanık olmaktadır. Milli Mahfil, Bahaileri dua toplantılarını, “binlerce Yeni Zelandalı için önümüzdeki haftalarda ve aylarda ruhani gücün birer kaynağı” olarak görmeleri konusunda teşvik etmektedir. Dua toplantıları dua ile insanlığın ıslahını artıran benliksiz ameller arasındaki derin bağlantının kurulmasını sağlayan bir ortam sunmaktadır.

Bu makalenin orijinaline ulaşmak için: https://news.bahai.org/story/1319/

KAPAT