Köy ve kabile reisleri ruhani hakikatlerin ışığında kalıcı barış arıyorlar.

Köy ve kabile reisleri ruhani hakikatlerin ışığında kalıcı barış arıyorlar.

29 Ocak 2020

Kakenge, Demokratik Kongo Cumhuriyeti

Bu ayın başlarında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Merkez Kasai ili sakinleri yerel bir radyoda dikkate değer bir program dinlediler. Program, pek çoğu henüz bir yıl öncesine kadar karşıt silahlı çatışma tarafları olan 60 civarında köy ve kabile reisleri arasında gerçekleştirilen ve dinin gerçek amacı, insanlık ailesinin birliği, maddi ve ruhani gelişimin tanıtılıp teşvik edilmesi ve huzurlu bir geniş toplum inşa etmede kadınların kritik rolü konularının görüşüldüğü bir sohbetin naklen yayını idi.

Ülkenin Bahai toplumu süren gerilimleri göz önüne alarak Merkez Kasai bölgesinden reisleri, geniş toplumlarıyla alâkalı pratik ve acil ilgi bekleyen mevzulara Hz. Bahaullah’ın yazılarından gelen prensiplerin nasıl ışık tutabileceğini araştırmak üzere üç günlük bir konferansa davet etti.

Bölgenin önde gelen idari bir yetkilisi olan Lambert Kashama, kendisini bu konferansa neyin çektiğini şöyle tarif etti: “Kakenge ve çevresinin deneyimlediği kabile çatışmaları döneminde birbirine karşıt iki kabileden Bahailerin beraber çalıştıklarını ve barışı yeniden kurmak için nelerin yapılması gerektiği hakkında benimle meşveret etmeye geldiklerini görüyordum. İşte bu, bu öğretiler hakkında daha çok şey öğrenmek üzere bugün buraya gelmemin sebebidir.”

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin köklü Bahai toplumu özellikle de tabanda gerçekleştirdiği eğitsel inisiyatifler yoluyla onlarca yıldır yapıcı toplumsal değişime katkıda bulunmaktadır. Geçen birkaç yıldır uyum, adalet ve refah gibi prensiplerle karakterize edilen bir geniş topluma çıkan yolları beraber araştırmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerindeki reislerle bir sohbet içinde olagelmişlerdir.

Reis Walter Melangu, “Bu İnanç, birliği yaşayarak öğretmektedir,” diye yorumlamıştır.

“Artık insanlarımızı karanlığa kılavuzlamayacağız, bu öğretiler sayesinde ortaya çıkmış olan ışıktır ki onu asla unutmayacağız.”
—South Kivu’daki reislerin ortak beyanı

Yakın zamanda düzenlenen bu konferansta odaktaki tartışmalardan biri de insanlığın ırk, milliyet ya da kabile gözetmeksizin tek olduğu ile ilgili Bahai prensibi idi. Reisler bu buluşmayı, kabileler ve dinî gruplar arasında süregiden gergin şekildeki bir arada varoluşu yapıcı, barış dolu bir işbirliğine çevirebilecek pratik hareket konusunda eşsiz bir karar verme fırsatı olarak gördüler. 

Nkinda Katenge köyünün reisi olan Jean-Baptiste Shamba konferansta, kendi toplumuna geri döner dönmez düşman olarak gördüğü herkesle barışmak ve karşılıklı affetmek için bir araya gelmeye karar verdi. Konferans esnasında, “Bu öğretileri takip ederek, kardeşlerimle olan husumeti ortadan kaldıracağım. Çatışmalarımızın temeli cehalete dayanıyordu. Şu andan itibaren toplumumuzun iyiliği için birer dost olarak konuşacağız” beyanında bulunmuştur. 

Konferansın kayda değer bir başka sonucu da reislerden çoğunun, uzlaşının başarılı olabilmesi için kadınların katılımlarının esas olduğunu fark edip köylerindeki tüm kadınları toplantılara çağırma kararı almaları oldu.

South Kivu’nun baş şehri olan Bukavu’da bu ay gerçekleştirilen bir diğer konferansta reisler Merkez Kasai’de mevkidaşlarının ele aldığı aynı konuları irdelediler. Bazıları bu gibi sohbetlerin gelecekteki çatışmaları önleme potansiyelinin olduğunu ifade ettiler. “Anladık ki barış kalkınma örgütlerinin bize getirdiği bir şey değildir: barış, insanlar kendi toplumlarına katkıda bulunmaya karar verdiklerinde bir can ve ruh hâlidir.” 

Her iki konferansa da katılan ve ülkenin Bahai Milli Ruhani Mahfilinin Sekreteri olan Lavoisier Mutombo Tshiongo konferansların önemini, “Bu reisler buluşması, halkların birliğini ve toplumlarımızın refahını gerçekleştirmeye yönelik pek çok yeni olanağa kapılar açan ileriye doğru dikkate değer bir adımı temsil etmektedirler” sözleriyle tarif etmiştir. 

Milli Ruhani Mahfilin bir diğer üyesi Justin Kamwanya, “Bu konferanslar, geçmişte savaşa girmiş reislerin bir araya gelmesine imkân tanımaktadır. Gerçek şu ki hepsi kendilerini aynı yemeği, selamı ve kucaklaşmayı paylaşanlar —her şeyden çok da din etrafında, Tanrı Sözü etrafında bir araya toplananlar— olarak ifade etmektedir ve sürdürülebilir kalıcı bir barışın meydana gelmesine imkân sağlayan katalizör de işte budur” ifadesini kullanmıştır. 

Bukavu’daki konferansın sonunda 26 reis tarafından ortaklaşa imzalanan bir bildiride, “Dünyanın evrim geçirmekte olduğunu gördük. Artık insanlarımızı karanlığa kılavuzlamayacağız, bu öğretiler sayesinde ortaya çıkmış olan ışıktır ki onu asla unutmayacağız,” diye yazmaktadır.

Bu makalenin orijinaline ulaşmak için: https://news.bahai.org/story/1385/

KAPAT